epimedyumlu macun sipariş ver epimedyumlu kapsül sipariş ver

Günümüzde bir çok insanda maalesef  kanser hastalığı bulunmaktadır. Kanser hastalığına neden olan bir çok olay bulunmaktadır. Kansere yakalanıldığında hemen teşhis edilmesi oldukça önemlidir. Her hastalıkta olduğu gibi kanser hastalığında da erken teşhis her zaman önemlidir.K anser hastalarının bir çok zorluğu bulunmaktadır bu zorluklardan en belirgin olanı özellikle son dönemlerde kanserlerin tedavisinde kullanılan ilaçların piyasada çok zor bulunması olmaktadır. İş de bu yüzden bir çok kanser hastası maalesef  tedavi olamamaktadır. Buna çözüm olarak ise yeryüzünde bulunan şifalı bitkilerden zerdeçal söylenebilir .Zerdeçal araştırıldığında kansere karşı etkili olduğu görülecektir. Zerdeçal ile ilgili daha fazla bilgi aşağıda yer almaktadır.

Botanik:

Zerdeçal dikine yükselen bir bitki olup çok yıllıktır. Kökleri ana ve yan köklerden oluşur, ana kök yumru şeklinde, yan kökler parmak kalınlığında, yer elması şeklinde, dışı kahverengimsi içi sarı veya kır-mızımsı sarı renktedir. Yaprak sapları iki bölümden oluşur. Birinci kısmı gövdeyi saran kısım, ikinci kısım gövdeden ayrılan kısımdır ve takriben bir metre uzunluğundadır. Yaprakları 50-80cm uzunluğunda 20-40cm eninde oval şekilde, kenarları dalgalı, ortada ana damar ve ondan paralel olarak uzanan yan damarlardan oluşur. Ve koyu yeşil renklidir. Çiçek sapı 10-20cm uzunluğunda olup üzerinde altın sarısı veya sarı renkli üçlü taç yapraktan meydana gelir. Ve gerisi koni olup ortada bir döllenme tozluğu bulunur ve sarı renklidir.

Yetiştirilmesi:

Kurkuma tropik iklimde yetişen bir bitki olduğundan Tür-kiye’de yetişmez, fakat Akdeniz ve ege bölgesinin sıcak yörelerinde kışın içeri alınarak yetiştirilebilir. Süs bitkisi olarak yetiştirilen pembe çiçekli zerdeçal soğuğa dayanıklı olduğundan sıcak bölgelerde içeri almaya gerek kalmaz.

Hasat zamanı:

Aralık ocak aylarında (yaprakları solduktan sonra) kök¬leri sökülerek çıkarılır, yıkanır, 30-45 dakika haşlandıktan sonra güneşte kurutulur.

Birleşimi:

Zerdaçal kökünün birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz:
a) Eteryağ türevleri %3-5 oranında olup buda sesquiterpenketonlar ve monoterpenlerden oluşur.
1) Sesquiterpenketon türevleri; ar-Turmeron, α-, β-turmeron, zingiberen, α-curcumen, β-sesquiphellandren, germacron, β-bisabolen, atlanton, curlon ve curcumol içerir.
2) Monoterpenler: α-phellandren, sabinen, cineol ve borneol içerir.
b) Curcuminoidler %3-6 arasında olup en önemlileri; Curcimin (Diferaloylmethan), Monodesmethoxycurcumin, Bisdesmethoxycurcumin, Di-p-Cumaroylmethan (Di-p-Hydroxycinnamoylmethan) ve Didesmethoxycurcumin içerir. Jawa zerdeçalı Di-p-Cumaroylmethan
c) içerme.

Araştırmalar:

Önce fareler, kobaylar ve köpekler üzerine bir yığın araştırma yapılmış ve bu araştırmalarda zerdeçal kökünden elde edilen ekstrenin safrayı arttırıcı, safra yollarını açıcı ve hareketlendirici, kara-ciğeri zehirlerden arındırıcı(antihepatoksin), kandaki lipit ve kolesterolü düşürücü, radikalleri zararsız hale getirici, prostaglandin üretimini fren-leyici, iltihapları önleyici, artritisi(eklemlerdeki iltihapları) iyileştirici oldu¬ğu tespit edilmiştir. (H.H. IV. 1091) insanlar üzerinde de bu güne kadar çok önemli araştırmalar yapılmıştır. Bunlardan bazıları;
1) Tayland’a zerdeçal kökü ile 1989 yapılan çok büyük bir araştırmada zerdeçalı karın ağrısı(genellikle boş mide, açlık duygusu veya acı baharatlı yemekler yendiğinde), kokuşma, ekşime, karnının alt(abdominal) veya karnın üstteki(epigastricum) ağrıları ve kalın bağırsak ağılarını %74 oranında iyileştirildiği tespit edilmiştir. (Nhp. 7.00.1131)
2) Siegers ve ekibi 1997 yılında yaptığı bir araştırmada zerdeçalın safra akışının %120 oranında 15-30 dakika içinde araştırdığını tespit etmiştir.(Nhp.7.00.1131)
3) R. Kutlan, P.C. Sudheeran, C.D. Josph ve ekipleri 1987de yaptıkları araştırmalarda zerdeçalın urları küçülttüğünü ve hatta yok ettiği tespit edilmiştir. (TP. 184)

Tesir şekli:

Safra arttırıcı, safra yollarını açıcı ve hareketlendirici, kan-daki kolesterol ve lipidi düşürücü, iltihapları önleyici, radikalleri yok edici, prostoglandin üretimini frenleyici ve mikropları yok edici özellikler sahiptir.